18 Ocak 2010 Pazartesi

Basur nedir hemoroid tedavisi


Hemoroid toplumda insanlar arasında basur ismi ile bilnmektedir. Hemoroid yani basur insan vucudunun makat bölgesinde meydana gelir.Hemoroid toplumda insanlar arsında en yagın hastalıklardan bir tanesidir. Öyle yagın bir hastalıktırki aile fertleri arasında iki vaya üç insanda görülebilmektedir. İnsanlar genellikle basur hastalığından utandıkları için muayene olmaya saglik kuruluşlarına gitmeye çekinmektedirler.Yapılan araştırmalara göre hemoroid hastalığına yakalandıktan sonra tedavi olmayan veya sağlık kuruluşlarına başvurmayan insanların büyük çoğuluğunun hemoroid kanserine yakalandıklarını ortay koymaktadır.

Hemoroid (Basur) Nedir? Hemoroidal Doku Nedir? Basur Çeşitleri

Hemoroidal doku kan damarlarına sahip olan ve makat kısmında yastık görevi yastık görevi gören bir çeşit dokudur. Makatın kalın bağırsaklarınbittiği bölgenin iç kısmına iç hemoroid dış kısmına ise dış hemoroid denmektefir.Hemoroidal doku içindeki kandamarları Atar damar ve toplar damarlardan oluşur. Makatın iç kısmındaki sensörler sayesinde atar ve toplar damarlrdaki kan akış miktarı aniden değişerek makkattan istemsiz olan gaz ve dışkı çıkışını engellemektedir. Makkatta Park ligmanı ismi verilen bir doku vardır. Park ligmanı hemoroidal dokuyu kalın bağırsaklara bağlayan bir dokudur. Park ligmanı değişik sebeblerden ötürü zarar gördüğünde bu dokuda büyüme, sarkma ve kan göllenmeleri oluşarak hemoroid yani basur hastalığı ortaya çıkar.

Hemoroidal Hastalıklar Hastalığın ilerlemesine Göre Dört Ayrı Şekilde Derecelendirilir

1.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde makkattan sarklamalar gözlenmez. Bu evrede sadece kanamalar görülür.

2.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde makkattan hemoroidal doku büyümüş tür ve genellikle kanamalar, agrı ve tuvalet esnasında makkattan sarkmelar gözlenmektedir. Tuvalet bittikten sonra bu sarkmalar kendi kandine hemen düzelir

3.DERECE Basur: Ikınmalar ani zorlanmalar ve tuvalet sırasında makkattan sarkmalar görülür. Bu sarkmalar kendiliğinden düzelmez ve elle içieri itilerk düzeltilebilir.

4.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde sürekli ve kalıcı bir sarkma ile karşılaşılır.

Hemoroid - Basur Neden Oluşur ?

•Ktılımsal bozoukluklar
•Kronik kabızlık
•Zorlanmak
•Uzun süreli ayakta kalmak
•Kabızlık
•ıkınmak
•Dolaşım sistemi bozuklukları
Hemoroidal (Basur) Hastalıklarının Teşhisi ve Tedavisi

Basur hastalığına tanı koyabilmek için uzaman doktorlar tarafından muayenenin yanı sıra çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır.Basur hastalığı hastalığın geldiği evreye göre cerrahi veya ilaçla tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Hemoroid - Basur’un Cerrehi Mudahale ile Tedavi Yöntemleri

•Sklero terapi
•Açık ve Kapalı hemorodektomi
•Bant ligasyonu
•Laser (Infrared)
•De Longo tekniği
Hemoroid - Basur’un İlaç ile Tedavi Yöntemleri

•Kan Dolaşımını Düzenleyen ilaçlar
•Ağrı kesici Kremler
•Çeşitli İlaçlarla Hazırlanan Oturma Banyosu
•Kortikosteroid İçeren Pomadlar
•Dışkıyı Yumuşatan İlaçlar

12 Ocak 2010 Salı

Keten tohumunun faydaları nelerdir ?

Keten Tohumunun Faydaları Yararları

Keten tohumu güzelleştiriyor
10 bin yıldır gıda olarak da kullanılan keten bitkisi, etkili bir gençlik, sağlık ve güzellik kaynağı...



Keten tohumu yüksek oranda lif, omega-3, protein, mineral ve amino asit içeriyor. Mide-bağırsak sistemindeki sorunlar, fazla kilolar, yüksek kan şekeri, kalp-damar sağlığı, yaralar ve solunum yolu rahatsızlıkları üzerinde de olumlu etki yapıyor.

Keten tohumuyla gençleşin!

Keten tohumunun sağlığımız için bir çok faydası var. Yüksek oranda lif, omega-3, omega-6, mineral ve amino asit içeren keten tohumunun; özellikle midebağırsak sistemindeki sorunlar, fazla kilo, yüksek kolesterol, kemik zayıflığı, bazı deri ve solunum yolu rahatsızlıkları üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Ayrıca, keten tohumuyla genç kalmak da mümkün. Uzmanlar sıvı şeklinde, salataların üzerine serpiştirerek veya günde bir çorba kaşığı şeklinde keten tohumu tüketmeyi öneriyor.

Keten Tohumu: 30-40 cm yüksekliğinde, mavi renkte çiçekler açan otsu bir bitki olan Keten Tohumu Bitkisinin liflerinden iplik elde edilir, keten tohumları ise yağı ve tıbbi etkileri için kullanılır. Kalp ve damar sağlığı için çok önemli olan Omega3, Omega6 ve Omega9 yağ asitleri ile bol miktarda protein, vitamin ve mineral içerir.



Keten Tohumunun Faydaları: Mikrop öldürücüdür. Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve bağırsakları temizler. Sindirim sistemi iltihaplarında faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kemikleri ve sinir sistemini güçlendirir. Konsantrasyon bozukluğuna karşı iyi gelir. Öksürüğü keser. Akciğer hastalıkları, bronşit ve soğuk algınlığına iyi gelir. Unutkanlığı önler. Egzama, sedef ve romatizma şikayetlerinde faydalıdır. Yüksek tansiyonu ve kolestrolü düşürür. Kalp hastalıkları ile felce ve kansere karşı koruyucudur. Kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Bitkisel östrojen kaynağı olan Keten Tohumu bu özelliği ile özellikle menopoz döneminde çok faydalıdır.

Keten Tohumu nasıl kullanılır? Kaynatılarak, dövülüp toz haline getirilerek ve tohum halinde kullanılabilir. Tokluk hissi veren bir besin olduğu için Keten Tohumu zayıflama amacıyla sıklıkla kullanılır. Bal ile karıştırılarak yenebileceği gibi kaynatılarak ya da yemek ve hamur işlerine katılarak da tüketilebilir. Keten tohumu yağı ve keten tohumunun lapası yara ve yanık tedavisi için de kullanılır. Bütün bu yararlarının yanında aşırı kullanılması tavsiye edilmez.

Keten tohumuyla hafızanızı güçlendirin!

Doğanın mucizesi keten tohumunun faydaları saymakla bitmiyor. İşte yararları:



Hafızayı kuvvetlendirir.
Mide-bağırsak sorunlarına iyi gelir.
Sinir sistemini güçlendirir.
Kemikleri kuvvetlendirir.
Kalp ve damar hastalıklarından korur.
Kolesterol ve şeker seviyesinin dengede olmasını sağlar.
Yüksek tansiyonu düşürür.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Konsantrasyon bozukluğuna iyi gelir.
Öksürüğü giderir.

Kış günlerine özel bitki çayları

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahattin Çetin, Türkiye'nin özellikle tıbbi aromatik bitkiler olarak adlandırılan kekik, ada çayı, nane, melisa, reyhan gibi bitkiler açısından oldukça zengin bir floraya sahip olduğunu söyledi.

Bu bitkilerin önemli bölümünün doğadan toplanarak çeşitli alanlarda kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Çetin, üniversite olarak bu tarz bitkilerin kültüre alınmasıyla ilgili projeler yürüttüklerini ve fakültenin tarım alanlarında üretim yaptıklarını bildirdi.

Prof. Çetin, üretimin fazla müdahale edilmeden, gübre, ilaç kullanılmadan ''iyi tarım uygulamaları'' kapsamında yapıldığını belirterek, ''Kekik, nane, ekinezya, reyhan, ada çayı gibi aromatik bitkiler yetiştiriyoruz. Bunları üniversite yerleşkesi içindeki satış birimlerimizde piyasaya sunuyoruz'' dedi. Piyasada çeşitli markalara ait karışım çayları bulunduğunu ve büyük ilgi gördüğünü belirten Prof. Dr. Çetin, şöyle devam etti:

RAFA KOYMA ŞANSIMIZ BİLE OLMUYOR
''Biz de buradan hareketle kendi ürettiğimiz bitkileri kullanarak birkaç çeşit karışım çayı elde edelim istedik. Tıbbı aromatik bitkilerle ilgili çalışmalar yürüten Ziraat Fakültesi Tarla Bitkilerinden Dr. Oya Kaçar bu konuda yardımcı oldu. Ülkemizde yetişmeyen tarçın, karanfil gibi bir iki bitkiyi de kullandık. Önce personele satalım, fikirlerini alalım istedik. Çok beğenildi. Rafa koyma şansımız bile olmuyor. Hemen kolilerle alınıyor. Çok büyük miktarlarda ürünümüz yok, ama ürünün kalitesi nedeniyle ilgi çok fazla. Bu bitkiler şimdiye kadar küçük alanlarda yetiştiriliyordu. Bundan sonra daha büyük alanlar ayıracağız. Projeli bazda gelecek yıllarda daha artırmayı düşünüyoruz.''

RAHATLATAN VE CANLANDIRAN KARIŞIM ÇAYLARI
Dr. Oya Kaçar da önceden tek tek paketlenerek satışa sunulan ürünleri çeşitli karışımlar yaparak sattıklarını belirterek, ''Yetiştirdiğimiz ürünler ana gövdeyi oluşturmak üzere, ülkemizde yetişmeyen bir iki bitkiyi de koku ve tat vermesi için kullanarak 3 tane karışım oluşturduk. Bunlardan biri kış çayı. İçinde ekinezya var. Ekinezya bağışıklık sistemini güçlendiren bir bitki. Bunun içine tatlandırmak için ıhlamur, kuşburnu ve tarçın koyarak kış çayını oluşturduk. Kuşburnu C vitamini açısından zengin. Ihlamur solunum yolları için kullanılan bir bitki. Tarçın da zindelik verir, hem de aromasıyla tat katıyor. Canlandırıcı veya ferahlatıcı çayın içinde hoş kokulu olan bitkiler var. Mentollü nane, limon otu, karanfil ve renk veren hibisküs. Bu çay özellikle bitkilerin kokularından kaynaklanan, içildiği zaman insana ferahlık veren, canlandıran bir çay. Sindirim çayının içinde de literatürlerde geçen ve piyasadaki çaylarda da bulunan reyhan, oğulotu, rezene ve nane bulunuyor. Bu bitkilerin farmakolojik özellikleri belli. Hepsinin de sindirimi düzenleyici özellikleri var'' diye konuştu.
 
Gizlilik bildirimi, Şarkı Dinle, Sağlık Bilgileri müzik dinle